29 Mayıs 2016 Pazar

Sun Drifter - Not Coming Back


Boston, Massachusetts'ten gelen üç kişilik Sun Drifter 2012 yılında kurulmuş, ne hikmetse ilk albümünü 2016 yılında çıkarmış bir stoner rock grubu. Hatta stoner metal olarak bir tık üstte seyrettiği anlar da oldukça fazla. Rutin internet gezilerim sayesinde rastladığım Not Coming Back adlı albümleri sert, enerjik, karanlık ve ham özelliklere sahip. Bu hamlık albüme müzik olarak değil, daha çok şarkı yazımı yönünden yansımış ki, benim için müzikal olanı pozitif, yazım yönü ise negatiftir. Fakat kesinlikle kötü bir grup ve albüm değil. Hatta 2016 içinde şu ana dek duyduğum en iyi stoner işlerden biri. Zaten 2015-16 içinde neredeyse duymadığım stoner iş kalmadı. Üstelik stonerlar dışında 2015-16 içinde W.A.S.P., Anthrax, Megadeth, Slayer, Diamond Head, Metal Church, Magnum, Scorpions, Iron Maiden, Whitesnake, Helloween, UFO, Europe, Bon Jovi, Ugly Kid Joe, Def Leppard, Stryper gibi ben küçükken bile müzik yapan grupların son albümleri çıktı. Eskilerin hatırına hepsini dinledim. Ama artık hatır gönül kalmamış. Üst üste 80'lerden gelen hayaletler görmüş gibi olduğum bu albümlerden sadece Slayer, Whitesnake, biraz da W.A.S.P. benim için tatminkardı. Onlar da %100 kapasitede değil tabii. Geri kalanı resmen çöp albümlerdi ne yazık ki. Hani buradan bir Sun Drifter karşılaştırması amacında değilim. Laf lafı açtı. Hazır açmışken de şunu söyleyeyim. Sun Drifter gibi yeni yetme bir grubun ilk albümünün, yukarıda adı geçen hard rock / heavy metal tarihine damga vurmuş isimlerinin 2015-16 tarihli albümlerinden çok daha akıcı ve güçlü olması benim açımdan düşündürücüdür.

Akıcı ve güçlü Not Coming Back, elbette bu türle sıklıkla vakit geçirenlerin takdir edebileceği ölçülerde akıcı ve güçlü. Öbür türlü bazılarına azap gibi gelebilir. Kaldı ki, yukarıda da belirttiğimiz üzere şarkı yazma ve onları akılda kalıcı hale getirme konusunda ufak tefek sıkıntıları var denebilir. Muhteviyatındaki Dire, Out Of Life, Psychowalk ve All Alone -şimdilik- benim için bir adım öne çıkanlar oldu. Albümün tam göbeğindeki Misery ve biraz daha ilerideki Follow Me'yi bunlara dahil etmedim. (İlginçtir, bu iki şarkı da 4:11 dakika sürmekte.) Çünkü albüm genelindeki sertlik ve hamlık bu şarkılarda yerini müthiş bir dinginliğe, huzura, aynı zamanda gizemli bir naifliğe bırakıyor ki, "hep sert, hep güç nereye kadar" dengesi yakalanıyor. O dengenin adı, "biz sertiz mertiz ama yeri geldiğinde gözlerimiz de ufka dalıp buğulanır" şeklinde konur. Aynı zamanda gitarları da çalan vokalist Craig Puera'nın sesi de pek blues rock kökenli gibi gelmese de grubun müziğini taşıyabilen nitelikte. Buna bağlı olarak keşke biraz daha güney soslu olsalarmış diye de iç geçirmedim değil. Bu ve buna benzer birtakım keşkelere rağmen ortamlardaki sağlam stoner albümlerden birisi için ne fazla övgü, ne de fazla keşke kullanmamak lazım.

1. Dire
2. Out of Life
3. All Alone
4. In the Mud
5. Misery
6. Help Me
7. Freakshow
8. Follow Me
9. Psychowalk
10. Not Coming Back

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder